
Couldn't load pickup availability
KELİMELERİN KÖKÜNDE İNSANIN YOLCULUĞU
Bir yanda duyguların ezgisini yankılatan o insanî haller; diğer yanda zihni tefekkürle derinleştiren, mânânın izini süren kavramsal duraklar... Bu iki uç, Harflerin Dansı’yla birbirini tamamlayan bir köprü kuruyor. Ouroboros misali kendi kuyruğunu kovalayan duygu ve düşünce halkaları, modern dünyanın hızla tükettiği kavramları fark edebilmemiz için örülüyor.
İşte hikâyelerin kalbi burada atıyor ve noktaların arasındaki boşlukta kendimize ait nice melodi ortaya çıkıyor. Seslerin ahengine biraz olsun kulak verdiğimizde, sandığımızdan çok daha eski, çok daha incelikli bir alfabeyle buluşuluyor.
Bir harf değişiyor, anlam genişliyor; anlam genişledikçe insanın kendisine ve dünyaya bakışı da dönüşüyor. Küçücük noktaların birleşimiyle bambaşka çizgiler oluşturan kelimeler, adeta hayatın aynası hâline geliyor. Ancak bu kitaptaki sayfalar iddialı sözlerin veya uzak dağların ardındaki büyük hikâyelerin peşinde değil. Aksine, loş bir çay ocağındaki simit kokusunun peşinde; sıcak sohbetlerin samimiyetini taşıyor. Harflerin zarif akışıyla ilerleyen hikâyeler, okuru hayatın o yorucu telaşından alıp kendi içindeki huzurlu köşede soluklanmaya çağırıyor.
Thanks for subscribing!
Bu e-posta kaydedildi!